Bu eser, merkezden dışa doğru genişleyen eş merkezli dairelerin oluşturduğu bir kompozisyon üzerine kuruludur. Açık ve koyu renkli alanların dairesel yüzey üzerinde yerleştirilmesi, kompozisyonu yaklaşık dört ana radyal bölüme ayıran bir düzen oluşturur. Bu bölünme, merkezden çevreye doğru uzanan yönler aracılığıyla eserde belirgin bir dönel denge hissi meydana getirmektedir. Bununla birlikte renk alanlarının genişlikleri ve geçişleri tam olarak eşit değildir. Bu durum matematiksel olarak beklenen kesin bir simetriyi zayıflatmakta, kompozisyonun bazı bölümlerinde açıların ve dilimlerin düzensizleşmesine neden olmaktadır. Ancak bu farklılıklar aynı zamanda el işçiliğine dayalı üretimin doğal sonucu olarak esere organik bir karakter kazandırmaktadır. Bu yönüyle çalışma, dairesel geometri, yön ve tekrar ilişkisini temel alan bir düzen kurarken, matematiksel simetri ile zanaatsal üretimin doğal varyasyonları arasındaki dengeyi görünür kılan bir kompozisyon sunmaktadır.